ARAŞTIRILAN FİRMALARHaberlerde ve araştırma listelerinde
ÖZEL ARAŞTIRMA DOSYASIR90

AYNI MASADA: FETÖ, GATE ELEKTRONİK, SICPA VE KİBAR HOLDİNG

Devletin kimlik kartından sigara bandrolüne, "paralel" damgalı bir ihaleden Süleymancıların kaçış aracına: iki stratejik ihale, bir çakarlı araç ve "her dönemin adamı" Nevzat Büküm'ün on beş yıllık izi

Bu araştırmayı paylaş
WhatsAppXLinkedIn
Solda Ankara’daki Danıştay binası, sağda Türkiye’de kullanılan karekodlu bir sigara bandrolünün yakın planı.
Ankara’daki Danıştay binasının 2013 tarihli fotoğrafı ile 2015’te fotoğraflanan bir sigara bandrolünden yapay zekâ ile hazırlanan editoryal kolaj. · Vikiçizer (CC BY-SA 3.0) · Philafrenzy (CC BY-SA 4.0) — Kolaj: The Ledgers · CC BY-SA 4.0

ÖZET

Bu dosya dört ismi aynı masaya oturtuyor: 2014'te "paralel yapıya yakın" diye damgalanan Gate Elektronik; onun hem kimlik kartında hem bandrolde karşısına çıkan İsviçreli SICPA; SICPA'nın Türkiye ortağı Kibar Holding; ve hepsinin etrafında dolaşan FETÖ iddiaları. Masanın SICPA tarafında bir sandalye daha var: Nisan 2012'den itibaren İsviçreli şirketin danışmanı olan Cüneyd Zapsu. Masaya giden yol bir adamdan geçiyor. Ağustos 2026'da Süleymancıların kasasına yönelik operasyonda, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'e tahsisli araçların peşinden gidenler bir isme çarptı: Nevzat Büküm. Bakanlık koridorlarında altı yıl danışmanlık yapmış, MOBESE'den MERNİS'e devletin veri damarlarına dokunmuş, 2014'te "paralel yapıya yakın" denilen biyometrik kimlik ihalesinde danışman olarak anılmış, 2015'te AK Parti'den milletvekili adayı olmuş bir adam. Dosyadaki ByLock kaydı ve 2011 tarihli bir şantaj ihbarı, on beş yıl sonra yeniden açıldı. İzi sürdüğümüzde karşımıza yalnızca bir cemaat çıkmadı; Gate Elektronik'ten Kibar Holding'in ortağı SICPA'ya uzanan, yüz milyonlarca liralık iki kamu ihalesinin etrafında dönen aynı insanlar çıktı.

I Her dönemin adamı: Muğla, 21 Ağustos 2026, saat 09.50

CNS Kavşağı'nda durdurulan Volvo'nun plakası 34 SL 313. Direksiyonda araç kiralama şirketi sahibi Mehmet Özmen. Arka koltukta, Süleymancıların lideri Alihan Kuriş'in sekiz gündür aranan kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz. İstikamet Marmaris, Bozburun; hedef yurt dışı. Araçta 58 bin euro. Aracın tahsis belgesinde eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in adı. Yıllık kira bedeli: 1.000 lira.

Marmaris’teki Bozburun Koyu’nda kıyı, adacıklar ve tekneler.
Dosyanın ilk bölümünde adı geçen Bozburun Koyu, Marmaris. Arşiv fotoğrafı, 15 Eylül 2006. M. Canbalaban / Wikimedia Commons · CC BY-SA 3.0.

Aynı gün Şahin'e tahsisli ikinci bir araç, 34 S 7815 plakalı Audi Q7, Bodrum'dan Bursa'ya çıktı. Bir dinlenme tesisinde içindeki üç diplomatik pasaportlu Belarus vatandaşını başka bir araca teslim etti; onlar ertesi gün Minsk uçağına bindi. Audi ise Bursa'dan Ankara istikametine döndü.

The Ledgers'ın edindiği bilgiye göre Ankara'ya dönen o araçta gözaltına alınan ve ardından tutuklananlardan biri Nevzat Büküm'dü. Soruşturma dosyasına yansıyan basın haberleri Büküm'ü şimdilik iki cümleyle anıyor: Ömür Yücel'in ortak olduğu şirkette ortaklığı var ve hakkında ByLock kaydı bulunuyor. Fakat o iki cümlenin arkasında, Türkiye'nin son on beş yılının en hassas iki ihalesinin içinden geçen bir hayat var.

II Danışman

Nevzat Büküm 1996'da Hacettepe Elektrik-Elektronik Mühendisliği'nden mezun oldu. TRT'de bilgi işlem ve güvenlik altyapısında çalıştı, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde elektronik sistemlere baktı. 2003'te Bayındırlık ve İskân Bakanlığı'na "siyasi danışman ve bilişim-elektronik sistemlerle ilgili bakan danışmanı" olarak girdi. 2005'te aynı sıfatla İçişleri Bakanlığı'na geçti; o tarihte bakan Abdülkadir Aksu'ydu. Beşir Atalay döneminde de kaldı. Temmuz 2011'de İdris Naim Şahin bakan olduğunda hâlâ oradaydı. Kasım 2011'de ayrıldı.

Altı yıl boyunca neyle uğraştığını kendi sayfasında kendisi yazmış: Kent Güvenlik Yönetim Sistemi, yani MOBESE. 112 Acil. "Anayurt Güvenliği". MERNİS'in web tabanlı güncellenmesi. Ulusal Adres Veri Tabanı. E-İçişleri. Coğrafi Bilgi Sistemi. Bu listenin tamamı tek bir şeyi anlatıyor: Büküm, Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşı hakkında tuttuğu verinin damar haritasını bilen adamlardan biriydi. Kameralar, adresler, nüfus kayıtları.

Sonra TOKİ'de kabul komisyonları, sonra siyaset. 1 Kasım 2015'te AK Parti Manisa listesinde 9. sıra. 2018'de yeniden aday adayı; teşkilatlara anlattığı üç gerekçeden ilki "savunma sanayi ve teknolojide dışa bağımlılığı minimize etmek", üçüncüsü "halk ve teşkilatlar ile bakanlıklar arasında köprü olabilmek". Köprü. Bu kelimeyi aklınızda tutun.

Aksu döneminde girdi, Atalay döneminde kaldı, Şahin döneminde ayrıldı, Erdoğan listesinden aday oldu. Ve 2026'da adı, Şahin'e tahsisli araçlarla dolaşan bir cemaat kasasının dosyasında geçiyor. Her dönemin adamı, derken bunu kastediyoruz.

III 14 Eylül 2011: Bir ihbar, iki ay sonra bir istifa

Soruşturma dosyasının en dikkat çekici bulgusu bugünden değil, on beş yıl öncesinden geliyor. 14 Eylül 2011'de İstanbul Emniyeti Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü'ne bir ihbar yapılmış. İhbar, elektronik şirketleri üzerinden rüşvet dağıtıldığını, kamu ihalelerine müdahale edildiğini, Belarus'tan kadın getirildiğini, hedef seçilen bürokratların gizli kamerayla görüntülendiğini ve şantajla ihale sonuçlarının yönlendirildiğini anlatıyor. İhbara göre bu organizasyonun "getir götür işlerini" Mehmet Özmen yapıyor; Nevzat Büküm ise "elektronik şirketlerinin ihale işlerini" yürütüyor.

Mehmet Özmen, 2026'da Hilmi Tuna Kuriş'i Bozburun'a götüren Volvo'nun direksiyonundaki adam. On beş yıl sonra aynı isim, aynı rol.

Ve ihbarın tarihine dikkat: Eylül 2011. Büküm'ün İçişleri Bakanlığı'ndaki görevinden ayrılış tarihi: Kasım 2011. İki ay. Bu ihbarın o tarihte kimin önüne gittiğini, neden işleme konmadığını, Büküm'ün ayrılışıyla bir ilgisi olup olmadığını bilmiyoruz. Dönemin bakanı İdris Naim Şahin savcıya "ihbara ilişkin bilgim ve duyumum olmadı" dedi. Fakat aynı ifadede, kendisine okunan yaklaşık 130 isimden büyük çoğunluğunu "tanımam, bilmem, ilk defa duyuyorum" diye geçiştirirken dört kişiyi tanıdığını kabul etti: Mehmet Özmen, Ömür Yücel, Süleyman Hilmi Kalcı ve Nevzat Büküm.

Belaruslu kadınlar iddiasının o ihbarda da, 2026 dosyasında da yer alması tesadüf olabilir. Belarus'tan gelen diplomatik pasaportlu üç kişinin Şahin'e tahsisli araçla taşınması, onlara verilen GSM hatlarının 4 Ağustos'ta Ömür Yücel adına açılması ve Yücel'in ifadesinde o araçlardan birinin "Lukaşenko'nun oğluna ve koruma ekibine" verildiğinin anlatılması da tesadüf olabilir. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in Şahin için söylediği cümleyi hatırlatmakla yetinelim: "Söyledikleri ile dosyadaki deliller tutmuyor."

Bir çelişkiyi de kaydedelim: Belarus basını (Nasha Niva, 24 Ağustos) 2011 ihbarını Büküm'ün kendisinin yaptığını yazıyor. Türk basını ise ihbarda Büküm'ün adının geçtiğini. İhbarcı mı, ihbar edilen mi? Dosyanın aslını görmeden bu sorunun cevabını veremiyoruz; soruyu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na yönelttik.

IV 2012: Devletin kimliğini bir şirkete emanet etmek

Şimdi ihbardan sekiz ay sonrasına, Nisan 2012'ye gidelim. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, her vatandaşa çipli, biyometrik kimlik kartı verecek "TC Kimlik Kartı Yaygınlaştırma Projesi"nin ihalesine çıktı. Davet usulüyle. Şartları sağlayan iki firmadan biri çekildi. İhale, ODTÜ Teknokent çıkışlı Gate Elektronik'e kaldı; sözleşme 14 Mayıs 2012'de imzalandı. Vatandaşın parmak izi, parmak damar izi ve avuç içi damar izi, Cumhuriyet tarihinde ilk kez tek bir sistemde toplanacaktı. Kartı basacak kurum Darphane değil, ihaleyi alan şirketti.

Ankara’daki Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü binasının cephesindeki kurum adı.
Kimlik kartı ihalesini ele alan bölümde adı geçen Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün Ankara’daki binası, 2 Ekim 2017. Sabri76 / Wikimedia Commons · CC0 1.0.

Kartlar gelmedi. Ağustos 2013'te dağıtılması gereken ilk kartlar 2014 yazında hâlâ ortada yoktu; Yenimahalle'deki kişiselleştirme binası kuruma teslim edilmemişti. Buna rağmen NVİ, 4 Ağustos 2014 için 10 milyon kartlık, 200 milyon lira civarında yeni bir ihale ilan etti. Cumhurbaşkanlığı seçiminden altı gün önce.

20 Temmuz 2014'te Sabah yazarı Ferhat Ünlü "Görevimiz Tehlike ve biyometrik casusluk" başlıklı yazısında bu ihaleyi "adrese teslim" diye niteledi ve Gate Elektronik'i "paralel yapıya yakın bir firma" olarak tanımladı. Projenin danışman kadrosunda iki isim saydı: Önder Aytaç'ın kardeşi Ali Özgür Aytaç ve "yine Özgür Aytaç gibi Abdülkadir Aksu'nun İçişleri Bakanlığı döneminde danışman olarak atanmış bir isim olan Nevzat Büküm." Projedeki diğer önemli isim olarak da Yavuz Bacacı'yı yazdı.

Ünlü'nün yazısında daha ağır bir iddia daha vardı: Gate, ihaleyi aldıktan sonra Sina adında yeni bir şirket kurmuş; Türkiye'de yapılacak bütün güvenli doküman projelerinde (ehliyet, polis kimliği, pasaport) tedarikçilerden yüzde 20 pay istiyormuş. "Gelecek 10 yıl içinde tüm güvenli doküman projelerine Gate Elektronik ve altında yer alan ekip tarafından ipotek konulmuş oluyor." Darphane ve TÜBİTAK'ın şartname aşamasında kasıtlı olarak dışarıda bırakıldığını, Darphane Genel Müdürü'nün sessiz kaldığını yazdı.

İhale 4 Ağustos'ta iptal edildi. On bir gün sonra Yeni Şafak "İhale iptal edilmese kimlik bilgilerimize ABD ulaşacaktı" manşetiyle çıktı: Emniyet'in tamamen yerli APFIS sistemi dururken, kripto telefon skandalından sonra görevden alınan TÜBİTAK BİLGEM Başkanı Hasan Palaz döneminde hazırlanan şartnameyle vatandaşın biyometrik verisi Oracle yazılımına emanet edilmek isteniyordu.

Burada dürüst olalım. Bu iki yazı, 17-25 Aralık sonrasının iklimindeki iki iktidar yakını gazetede çıktı; "paralel yapı" o günlerin dilidir ve ne Sabah ne Yeni Şafak tek bir belge yayımladı. Gate'in sahipleri hakkında bugüne kadar FETÖ üyeliğinden kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulamadık. Bu yazıları 2014'te okuyan biri, bir iktidar gazetesinin bir ihaleyi batırmak için yazdığı bir komplo hikâyesi sanabilirdi.

Fakat o yazıda adı geçen Nevzat Büküm, on iki yıl sonra bir cemaat soruşturmasının dosyasında ByLock kaydıyla karşımıza çıktı. Önder Aytaç hakkında 2017'de FETÖ'nün basın yapılanması iddianamesinde yakalama kararı verildi. Ve o yazıdaki üçüncü isim, Yavuz Bacacı, bizim kendi arşivimizden çıktı.

V Köprü: Yavuz Bacacı

The Ledgers, 1 Ekim 2026'da yayımladığı "Payments, a rival and a success fee" dosyasında SICPA'nın 2014 bandrol ihalesini elinde tutmak için kurduğu danışmanlık ağını anlatmıştı. O dosyanın merkezindeki isimlerden biri, Lettra Teknoloji adına SICPA'yla yazışan Yavuz Bacacı'ydı. 24 Şubat 2014 tarihli e-postasında Bacacı şöyle yazıyordu: "Gate e-postasını yalnızca Türk Kimlik Kartı Projesi için kullanıyorum."

Yani 2014 baharında aynı adam, bir e-posta adresiyle devletin kimlik kartı projesini yürütüyor, diğer e-posta adresiyle devletin bandrol ihalesinde SICPA'ya yüzde 13,6 başarı primi öngören danışmanlık taslağını müzakere ediyordu. SICPA-Assan Genel Müdürü Hakan Arıkan'ın 30 Mayıs 2014 tarihli notunda Lettra'nın yanına düştüğü kayıt: "gate adına katılan ikinci bir firma." Yıllar sonra, 2017-2018'de, ABD'deki Avialift LLC üzerinden SICPA'ya kesilen milyonlarca euroluk danışmanlık faturalarının yazışmalarında yine "Mr Yavuz Bacaci" vardı.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024 tarihli bir kararı (bir bankanın Gate ve Lettra arasında muvazaa iddiasıyla açtığı dava) Gate-Lettra ilişkisini mahkeme kaydına geçirmiş durumda: Lettra'nın yetkilisi 2012-2015 arasında Gate'in kimlik kartı projesinde yönetici olarak çalışmış; Lettra 2011'de kurulmuş ve ortaklarından biri yüzde 40 payla Yeliz Bacacı. Mahkeme muvazaayı ispatlanmış bulmadı, ama iş ilişkisini tartışmadı.

Nevzat Büküm'ün 2011 ihbarındaki tanımı neydi? "Elektronik şirketlerinin ihale işlerini yapıyor." 2014'teki sıfatı? Gate'in kimlik kartı projesinde danışman. Bugün ortak olduğu şirketin diğer ortağı Ömür Yücel kimdi? Şahin döneminde İçişleri Bakanlığı Özel Kalem'de görevli; Şahin'in Volvo kirasını elden Özmen'e götüren, Belaruslulara hat açan, Audi'yi Lukaşenko'nun oğluna veren kişi.

VI Gate'in karşısındaki duvar: SICPA-Assan, yani Kibar

Gate Elektronik'in 2012'de aldığı tek büyük iş kimlik kartı değildi. Aynı yıl Gate, Fransız ortağı Prooftag'la birlikte tütün ve alkol bandrol ihalesine girdi ve 217 milyon liralık teklifiyle, 324 milyon lira teklif eden SICPA-Assan'ı 107 milyon lira farkla geride bırakarak ihaleyi aldı.

SICPA-Assan'ın arkasında kim vardı? Kibar Holding. İsviçreli SICPA ile Kibar ailesinin Assan grubunun ortak girişimi, 2006 sonunda Gelir İdaresi'nin ilk bandrol ihalesini kazanmış, 2007'den beri Türkiye'de satılan her sigara ve içki şişesinin üstündeki pulu basıyordu. 2012 ihalesi bu tekelin ilk kez kırılması demekti.

Bir sigara paketinin kenarından geçen sarı bandrolün üzerindeki kırmızı karekod ve seri numarası.
Bir sigara paketindeki bandrolün yakından görünümü. Arşiv fotoğrafı, 18 Aralık 2015. Philafrenzy / Wikimedia Commons · CC BY-SA 4.0. Özgün fotoğraftan kırpıldı ve döndürüldü.

Tekel kırılmadı. SICPA-Assan'ın itirazıyla ihale idare mahkemesinde iptal edildi; Danıştay 2013'te üçe iki oyla onadı. The Ledgers'ın elindeki, İsviçre Federal Savcılığı'na sunulmak üzere hazırlanmış şikâyet taslağında, SICPA yöneticisi Bruno Frentzel'in Danıştay süreci devam ederken danışman Ayşın Akman'a gönderdiği 6 Ocak 2013 tarihli mesaj yer alıyor: "For information. make sure we control the decision." Kararı kontrol ettiğimizden emin olun.

Şubat 2014'teki yeni ihale "geçerli teklif yok" gerekçesiyle iptal edildi; Eylül 2014'teki üçüncü ihaleyi, beş yıl için 359,3 milyon liraya, SICPA konsorsiyumu aldı. Gate ve ortağı Arjowiggins bu ihaleye de girmiş, kaybetmişti. Sözleşme 9 Aralık 2014'te imzalandı. Kibar, SICPA-Assan'daki hisselerini 2015'te Rekabet Kurulu onayıyla SICPA'ya devretti; ortaklık Şubat 2016'da bitti.

Şimdi tabloya bakın. 2012'de iki stratejik ihaleyi birden kazanan Gate Elektronik, 2014'e gelindiğinde ikisini de kaybetmişti. Bandrolde Danıştay kararıyla, kimlik kartında "paralel yapı" damgasıyla. Bandrolde kazanan SICPA-Assan oldu. Kimlik kartında Gate'in ihalesi iptal edildi; ikinci faz 2016'da 128 milyon liraya STM'ye verildi ve Lettra, yani Bacacı'nın şirketi, bu kez STM'nin alt yüklenicisi olarak projede kaldı. Gate Elektronik ise 24 Aralık 2025'te Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi kararıyla iflas etti.

Kaybeden Gate'ti. Kazananlar, taraf değiştirenlerdi.

VII Kibar'ın kendi dosyası

Bu noktada Kibar Holding'in konumunu abartmadan ama es geçmeden koymak gerekiyor. Kibar, 2014 bandrol ihalesinde Gate'in rakibiydi, "FETÖ'cü Gate'in ortağı" değil. Fakat holdingin kendi FETÖ dosyası ayrıca var ve kapanmamış.

9 Nisan 2018'de eski askerî savcı Ahmet Zeki Üçok, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na Kibar Holding'in FETÖ'ye maddi destek sağladığı iddiasıyla dilekçe verdi; soruşturma 2018/68909 numarasını aldı. Üçok'un iddiaları arasında Maliye Bakanlığı içindeki "Kayseri ekibi" üzerinden yürütülen ilişkiler ve MASAK üzerinde etki kurma çabası vardı. Kibar Holding 5 Ağustos 2018'de bütün iddiaları "asılsız ve maksatlı" diye reddetti, hukuki yollara başvuracağını açıkladı. O soruşturmanın hangi kararla sonuçlandığı sekiz yıldır kamuoyuna açıklanmadı. Biz de bulamadık.

Bir de 2014 Mart'ındaki ses kayıtları var: Bilal Erdoğan ile Fatih Saraç'a atfedilen kayıtlarda Ali Kibar'ın TÜRGEV'e 1 milyon lira bağış yaptığından söz ediliyordu; Kibar iddiayı reddetti, CHP'li Umut Oran Meclis'e soru önergesi verdi. TÜRGEV'in FETÖ'yle ilgisi yok; bu kaydı, Kibar'ın 2012-2014'te bandrol ihalesini geri kazanırken hangi kapıları çaldığına dair bir not olarak düşüyoruz, fazlasını değil.

Son bir ayrım: 2025'te FETÖ ve askerî casusluk iddialarıyla operasyon yapılan Assan Group, Kibar'ın eski SICPA ortağı Assan şirketleriyle aynı yapı değil. Kibar bunu 2 Eylül 2025'te açıkladı; biz de doğruluyoruz.

VIII Cüneyd Zapsu bu işin neresinde?

Masada bir sandalye daha var ve üzerinde Kibar'ın da Gate'in de değil, SICPA'nın tarafında oturan bir ismin adı yazıyor: Cüneyd Zapsu. AK Parti'nin kurucularından, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eski başdanışmanı, Balsu Gıda'nın yönetim kurulu başkanı.

Zapsu'nun 2012 sonunda hazırlanmış kendi özgeçmişinde iki satır var: "Philip Morris International danışmanı, 2010'dan beri" ve "SICPA Security Solutions SA danışmanı, Nisan 2012'den beri." Bugünkü biyografisinde ikisi de yok. Nisan 2012, Gate Elektronik'in kimlik kartı ihalesini aldığı ve bandrol ihalesinde SICPA-Assan'ı 107 milyon lira farkla geçtiği aydır. Yani SICPA, Türkiye'deki tekelini ilk kez kaybettiği anda Zapsu'yu danışman olarak tutmuş.

The Ledgers'ın 19 Ekim 2026'da yayımladığı dosyada ne satın alındığı değil, ne ödendiği vardı: Zapsu'nun danışmanlık şirketi 2015-2019 arasında SICPA şirketlerine 19,6 milyon lira fatura kesti; bunun 7,96 milyon lirası, SICPA Turkey'nin 2018'de aldığı 3,9 milyar liralık müze gişe ihalesinin ardından "DÖSİMM payı bedeli" adıyla ödendi. Ödemeler Eylül 2019'da durdu. The Ledgers'ın elindeki belgeler zinciri daha geriye götürüyor: ilk danışmanlık sözleşmesi 15 Kasım 2012'de, Gate'in bandrol ihalesinin iptalinden altı hafta sonra imzalanmış; ikincisi 14 Kasım 2013'te, "Türkiye'de SICPA'ya yeni bir ticari sözleşme verilmesi üzerine" yürürlüğe girecek şekilde; üçüncüsü 7 Temmuz 2014'te, Eylül 2014 ihalesinden iki ay önce. 2016'da bu sözleşmelerin tamamı "stratejik nedenlerle" Şarika'daki bir serbest bölge şirketine devredildi.

İsviçre Federal Savcılığı için hazırlanan şikâyet taslağında bir ayrıntı daha var: 3 Şubat 2014'te, bandrol ihalesinin yapıldığı gün, SICPA yöneticisi Bruno Frentzel'in ihaledeki durumu anlatıp "destekleri için teşekkür ettiği" mesajın alıcıları arasında Ayşın Akman'la birlikte Cüneyd Zapsu da var. Akman, bir yıl önce "make sure we control the decision" mesajının gönderildiği kişi. Bugün ikisi aynı şirketin, Balsu Gıda'nın yönetim kurulunda oturuyor: Zapsu başkan, Akman bağımsız üye.

Bunların hiçbiri Zapsu'nun FETÖ'yle bir ilgisini göstermiyor; tam tersine, Zapsu masanın "paralel" damgasını yiyen tarafında değil, o damgayı yiyen rakibi eleyip tekeli geri alan tarafında. Soru da tam olarak bu: Gate Elektronik'in bir ihalede "paralel yapıya yakın" diye bitirildiği, öbüründe Danıştay'da kaybettiği 2012-2014 döneminde, iktidarın en yakınındaki danışmanlardan biri neden kazanan İsviçreli şirketin maaşlı danışmanıydı ve o maaşın karşılığında ne yaptı? Zapsu 2012'de SICPA'ya hangi hizmeti sattı? "Destek" ne demekti? Soruları kendisine gönderdik.

IX Soru listesi

Bu dosyada henüz cevabı olmayan sorular, cevabı olanlardan fazla. Onları saklamıyoruz; muhataplarına gönderdik.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na: Nevzat Büküm hangi sıfatla gözaltına alındı, hangi suçlamayla tutuklandı? 14 Eylül 2011 ihbarının ihbarcısı kim, ihbar edilen kim? Bu ihbar 2011'de hangi makama ulaştı, neden işleme konmadı?

İçişleri Bakanlığı'na: 2005-2011 arasında bakan danışmanı olarak MERNİS, Ulusal Adres Veri Tabanı ve MOBESE projelerinde çalışan bir kişinin ByLock kaydı ne zaman tespit edildi? 2016'dan bu yana bu kişi hakkında idari veya adli bir işlem yapıldı mı?

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'ne: 2012 kimlik kartı ihalesinde Gate Elektronik'in danışman kadrosu kuruma bildirildi mi? Sina adlı şirket ve yüzde 20 pay iddiası 2014'te incelendi mi? 4 Ağustos 2014 ihalesinin iptal gerekçesi nedir?

Kibar Holding'e: İstanbul CBS 2018/68909 sayılı soruşturma hangi kararla sonuçlandı? 2012-2014 bandrol ihaleleri sürecinde Gelir İdaresi, Maliye Bakanlığı veya yargı mensuplarıyla doğrudan ya da danışmanlar aracılığıyla temas kuruldu mu?

SICPA SA'ya: "Make sure we control the decision" ifadesi neyi kastediyordu? Gate'in kimlik kartı projesinde çalışan bir kişiyle (Yavuz Bacacı) bandrol ihalesi sürecinde neden başarı primi müzakere ettiniz? Cüneyd Zapsu'dan Nisan 2012'den itibaren hangi hizmeti aldınız?

Cüneyd Zapsu'ya: SICPA Security Solutions SA ile Nisan 2012'de başlayan danışmanlık ilişkisinin konusu neydi? 2012-2014 bandrol ihaleleri ve Danıştay süreci sırasında Gelir İdaresi, Maliye Bakanlığı veya yargı mensuplarıyla SICPA adına temas kurdunuz mu? 3 Şubat 2014 tarihli mesajda teşekkür edilen "destek" neydi? Danışmanlık ilişkisi neden bugünkü özgeçmişinizde yer almıyor?

Nevzat Büküm'ün avukatına: 2011 ihbarı, Gate Elektronik danışmanlığı, Ömür Yücel ortaklığı ve ByLock kaydı hakkında müvekkilinizin açıklaması nedir?

Cevaplar geldikçe bu dosya güncellenecek.

X Neden bu dosya

Türkiye'de 2014'ten beri "paralel yapı" damgası kimi zaman suç delili, kimi zaman rakibi bitirme aleti olarak kullanıldı. Gate Elektronik'in hikâyesi ikisinin de olabileceğini gösteriyor: bir şirket hem gerçekten şüpheli isimlerle çalışmış hem de o şüphe, kendisinden daha güçlü bir rakibin bandrol tekelini korumasına hizmet etmiş olabilir. Bu iki ihtimal birbirini dışlamaz.

Nevzat Büküm'ün hikâyesi ise daha basit ve daha rahatsız edici. Aksu'nun danışmanı, Atalay'ın danışmanı, Şahin'in bakanlığında görevli, 2014'te "paralel" ihalenin danışmanı, 2015'te AK Parti adayı, 2026'da Süleymancıların kasasını kaçıran araç ağının ortağı. Her dönem bir kapıdan girip öbüründen çıkmış. Her dönemin adamı olmak bir suç değil. Ama her dönemde aynı işi yapmak, "elektronik şirketlerinin ihale işlerini" yürütmek ve her dönemde devletin en hassas verisinin yanında durmak, kamuoyunun cevap bekleme hakkını doğurur.

Biz de bekliyoruz.

The Ledgers, ekonomik suç, yolsuzluk ve kamu kaynaklarının kötüye kullanılması üzerine bağımsız araştırmacı gazetecilik yapan İsviçre merkezli bir yayındır. Bu dosyada aktarılan iddialar, kamuya açık soruşturma kayıtları, basın haberleri ve The Ledgers'ın elindeki belgelere dayanmaktadır; adı geçen kişi ve kurumlar hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadıkça masumiyet karinesi geçerlidir. Cevap hakkı talepleri: editor@theledgers.news

Dosya güncellemeleri

  1. İlk yayın

    Dosya yayımlandı

Bu araştırmayı paylaş
WhatsAppXLinkedIn
THE LEDGERS / COMMUNITY

Okur yorumları

Doğrulanmış üyeler yorum yapabilir. Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Belgeler üzerinden tartışın; kişisel bilgi paylaşmayın.

Henüz yayımlanmış yorum yok.

Giriş yap / Üye ol →
THE LEDGERS
100 € · COIN ÖDÜLÜ

TOPLULUKTAN BİR KATKI

İlk coin ödülümüz
sahibini buldu.

100’e yakın belge ve delil paylaşan anonim vatandaşa teşekkür ediyoruz.

Bu katkısı için kendisine 100 € değerindeki ilk coin ödülümüzü verdik. Paylaşılan belgelerle suç duyurumuzu yaptık.

Sen de bilgi ve belge paylaş