ARAŞTIRILAN FİRMALARHaberlerde ve araştırma listelerinde
ÖZEL ARAŞTIRMAR91

Dubai damacanaları için 350 bin dolar: SICPA Türkiye’nin ödemesi, HCZ’nin faturası

24 Kasım 2017, Cuma sabahı, saat 09:26. SICPA Türkiye'nin finans direktörü, Lozan'daki genel merkeze kısa bir e-posta yazıyor. Muhatabı Linda Gibert; bilgiye iki isim daha eklenmiş: Stéphane Gard ve Matthieu Cousteau. Konu satırı sade: "FW: Bank Transfer". Ekte iki dosya var: bir banka transfer belgesi ve "Invoice Approval.pdf".

Bu araştırmayı paylaş
WhatsAppXLinkedIn
Solda Philippe Amon, sağda Cüneyd Zapsu. Ortada mavi bir su damacanası ve altta HCZ faturasının proje tanımı ile iki farklı tutarı gösteren satırları.
Philippe Amon ve Cüneyd Zapsu’nun ayrı arşiv portreleriyle yapay zekâ destekli olarak hazırlanan editoryal kolaj. Damacana temsili. Alttaki parça, HCZ faturasının proje tanımını ve tutar satırını gösteren özgün görüntüden alındı. · SICPA / SWI swissinfo.ch · İleri Gazetesi · Ebenezer Sasu / Wikimedia Commons (CC0 1.0) — Kolaj: The Ledgers

E-posta üç cümle. Finans direktörü, genel müdürün Lozan'a son gidişinde ödemeyi Amon'la birlikte onayladığını ve faturanın kendisine yeni ulaştığını yazıyor. Genel müdürün ödemeyi zaten onayladığını belirten finans direktörü, Gibert'ten denetim amacıyla ekteki PDF'in ilk sayfasına Amon'un onayını almasını istiyor.

Bu üç cümlenin içinde bir şirketin iç düzeninin nasıl tersine döndüğü yazıyor. Sıra şöyle olmalıydı: fatura gelir, yetkili onaylar, para çıkar. Burada sıra şöyle olmuş: para çıkmış, fatura beş hafta sonra gelmiş, imza "denetim için" sonradan aranmış. Onayı istenen kişi de sıradan bir müdür değil: SICPA grubunun sahibi ve icra kurulu başkanı Philippe Amon.

Para, 350 bin dolar. Tuzla'daki Türk şirketinin İş Bankası hesabından çıkmış, New York üzerinden Dubai'ye gitmiş. Faturayı kesen, Şarika serbest bölgesinde kayıtlı bir danışmanlık şirketi: HCZ Consultancy Services FZE. Faturadaki iş tanımı tek satır: "Dubai Su Damacanası Projesi için danışmanlık hizmetleri".

Türkiye'de bandrol basan bir şirketin, Dubai'deki bir su projesi için, Şarika'daki bir şirkete neden 350 bin dolar ödediği sorusunun yanıtı, SICPA'nın kendi belgelerinde değil. O yanıtı, dönemin SICPA üst yöneticisi Eric Corbier'ye soran bir diplomatik kaynağın aktardığı tek cümlede aramak gerekiyor: "Philippe'in Dubai'de biraz harçlığa ihtiyacı vardı."

The Ledgers'ın incelediği beş belge (e-posta zinciri, İş Bankası dekontu, SWIFT mesajı, ödeme talimatı ve HCZ faturası) bu transferi adım adım gösteriyor. Belgeler, savcılığa sunulan SICPA dosyasının parçası olarak editöryal ekibimize ulaştı; özgünlükleri birbirleriyle çapraz kontrol edildi: referans numarası (2430DP706786), tutar, IBAN ve tarih bütün belgelerde birebir aynı.

Hikâye 13 Ekim 2017 Cuma öğleden sonra başlıyor. Finans direktörü, saat 16:24'te Lozan'a "Bank Transfer" başlıklı bir e-posta gönderiyor. Bu tek cümlelik e-postada Gibert'ten transfer belgesinin bir kopyasını genel müdüre vermesini istiyor. SICPA Türkiye'nin genel müdürü o günlerde Lozan'da, Amon'un yanında. Transfer belgesi İstanbul'dan İsviçre'ye, patronun masasına gidiyor.

16 Ekim 2017 tarihli SICPA Türkiye ödeme talimatı.Belgeyi tam boy aç
SICPA Türkiye’nin İş Bankası’na ödeme talimatı, 16 Ekim 2017.

Üç gün sonra, 16 Ekim Pazartesi, para çıkıyor. SICPA Turkey Ürün Güvenliği Sanayi ve Ticaret A.Ş., İş Bankası Gebze Kurumsal Şubesi'ne elle tarih atılmış, sayı numarası boş bırakılmış ("OUT-SAN-") bir talimat veriyor: USD hesabından 350.000 dolar, "peşin", Emirates Investment Bank'a. Aynı gün dekont kesiliyor; masraf 168,97 lira, BSMV 8,45 lira. Aynı gün SWIFT MT103 mesajı New York'taki Standard Chartered Bank'a ulaşıyor. Mesajın 70 numaralı alanında nihai alıcı yazıyor: "FFC TO ACCOUNT NAME HZ, ACCOUNT NUMBER 3194, IBAN AE97 0480 0100 2000 3194 001". Masraflar "OUR": komisyonu gönderen ödüyor, Dubai'ye kuruşu eksilmeden 350 bin dolar gidiyor.

16 Ekim 2017 tarihli İş Bankası döviz transferi dekontu.Belgeyi tam boy aç
İş Bankası transfer dekontu, 16 Ekim 2017.

Aynı günün tarihini taşıyan bir fatura da var: 077/HCZ/10/2017. Ama finans direktörünün kendi e-postasına göre bu fatura Türkiye'ye 24 Kasım'a kadar ulaşmamış. Yani ödeme talimatındaki banka bilgileri faturadan değil, başka bir kanaldan gelmiş; fatura sonradan, ödeme tarihine göre düzenlenmiş.

Kırk iki gün sonra, 24 Kasım'da, finans direktörü Amon'un imzasını arıyor. Gerekçe kendi sözleriyle: "denetim amacıyla". Bir finans direktörünün bu cümleyi yazması için tek bir neden vardır: dosyada, denetçinin soracağı bir imza eksiktir.

TarihBelgeNe diyor
13.10.2017, 16:24E-posta, SICPA Türkiye finans direktörü → Gibert (Lozan)Finans direktörü, transfer belgesinin bir kopyasının genel müdüre verilmesini istiyor
16.10.2017Ödeme talimatı, SICPA Türkiye → İş Bankası Gebze350.000 USD, peşin; "Further credit to: HZ***, hesap 3194"
16.10.2017İş Bankası dekontu, ref. 2430DP706786Alıcı Emirates Investment Bank P.J.S.C.; dekontta alıcı ülkesi "US"
16.10.2017SWIFT MT103Standard Chartered New York üzerinden; FFC "HZ", IBAN AE97…; masraf OUR
16.10.2017Fatura 077/HCZ/10/2017, HCZ Consultancy Services FZE, Şarika"Dubai Water Carboy Project" danışmanlığı; yazıyla 440 bin, rakamla 350 bin dolar
24.11.2017, 09:26E-posta, finans direktörü → Gibert; cc Gard, CousteauFinans direktörü, Amon ve genel müdürün ödemeyi Lozan'da onayladığını ve faturanın yeni geldiğini yazıyor. Denetim için Amon'un imzasını istiyor
16 Ekim 2017 tarihli SWIFT MT103 ödeme mesajı.Belgeyi tam boy aç
SWIFT MT103 ödeme mesajı, 16 Ekim 2017.

Faturanın başlığında HCZ Consultancy Services (FZE), Posta Kutusu 123873, Şarika yazıyor. Muhatabı SICPA Turkey, Tuzla. İş tanımı tek satır: "Consulting Services for the Dubai Water Carboy Project". Ne bir sözleşme numarası, ne hizmet dönemi, ne teslim edilen bir rapor, ne saat, ne kişi. Danışmanlığın ne olduğunu anlatan tek kelime yok.

Sonra tutar satırı geliyor ve belge kendi kendisiyle çelişiyor: "The sum of Four Hundred Forty Thousand US Dollars (USD 350,000.00)". Yazıyla dört yüz kırk bin, rakamla üç yüz elli bin. Dünyanın hiçbir muhasebe birimi bu faturayı düzeltme istemeden kabul etmez. SICPA Türkiye kabul etmiş; üstelik rakamla yazan tutarı, fatura elinde yokken ödemiş. İki tutar arasındaki 90 bin dolarlık farkın ne olduğu, faturanın başka bir tutar için hazırlanıp sonradan mı değiştirildiği, açık bir soru.

HCZ Consultancy Services FZE’nin 16 Ekim 2017 tarihli faturası.Belgeyi tam boy aç
HCZ Consultancy Services FZE faturası, 16 Ekim 2017.

Fatura numarası da bir şey söylüyor: 077. Ekim 2017'de kesilen bu belge, numaralandırma sıralıysa, HCZ'nin yetmiş yedinci faturası. Şarika serbest bölgesindeki bir "FZE", yani tek ortaklı serbest bölge şirketi için bu, hatırı sayılır bir iş hacmi demek. Kime, ne için?

Altında genel müdür sıfatıyla el yazısı bir ad ve imza var. Adın sahibi, SICPA'nın Lozan'daki kayıtlarında başka bir belgede daha geçiyor; ona birazdan geleceğiz.

Banka bilgileri ise fazlasıyla ayrıntılı. Muhabir banka Standard Chartered New York, ABA ve CHIPS numaralarıyla; hesap sahibi Emirates Investment Bank pjsc, Dubai; nihai alıcı "Account Name: HZ***", hesap 3194. Hesap adının yıldızla maskelenmiş olması, faturayı düzenleyenin tercihi. SWIFT mesajında maske yok: "HZ".

Emirates Investment Bank, Dubai merkezli, varlıklı bireylere özel bankacılık hizmeti veren küçük bir kurum. 350 bin doların bir danışmanlık şirketinin ticari hesabına değil, özel bankacılık müşterisi bir hesaba yatırılmış olması, paranın nerede durduğu kadar kimin için durduğu sorusunu da gündeme getiriyor.

HCZ Consultancy Services FZE adı, The Ledgers'ın daha önce incelediği başka bir SICPA belgesinde geçiyor: 8 Temmuz 2016 tarihli, 28 Haziran 2016'dan geçerli bir "Deed of Assignment", yani devir sözleşmesi. Tarafları: SICPA SA, Cüneyd Zapsu Danışmanlık A.Ş. ve HCZ Consultancy Services FZE. Belgedeki HCZ mühründe posta kutusu numarası yazıyor: 123873, Şarika. Faturadaki posta kutusuyla aynı.

O sözleşme, Zapsu'nun şirketinin 2012'den itibaren SICPA ile imzaladığı dört danışmanlık anlaşmasının tamamını (tütün, alkol ve tarım ürünlerinin Türkiye'de izlenebilirliği üzerine) "stratejik nedenlerle" HCZ'ye devrediyordu. SICPA adına imza atanlar: Philippe Amon ve grup başhukuk müşaviri. Zapsu tarafından imza: H. Cüneyd Zapsu. HCZ'nin adındaki üç harfin Hasan Cüneyd Zapsu'nun baş harfleriyle örtüşmesini, SWIFT mesajındaki "HZ" hesap adını ve aynı posta kutusunu yan yana koyunca ortaya çıkan tablo şu: 2017 sonbaharında SICPA Türkiye'den çıkan 350 bin dolar, Cüneyd Zapsu'nun SICPA ilişkisinin taşındığı Şarika şirketine gitti.

Burada belgelerin kendi içinde çözemediği bir düğüm var. Zapsu'nun danışmanlık sözleşmesi SICPA Türkiye ile değil, Lozan'daki ana şirket SICPA SA ile. Aynı bilgi, daha önce yayımladığımız 2019 tarihli bir WhatsApp yazışmasında da yer alıyor. SICPA Türkiye'den Amon'a gönderilen mesaja göre sözleşmede Türkiye yöneticisinin imzası yok. Mesajda sözleşmeyi Amon ile Eric'in imzaladığı ve Zapsu'nun SICPA SA'nın danışmanı olarak kaldığı belirtiliyor.

Sözleşme Lozan'da, imza Lozan'da, onay Lozan'da. Para ise Tuzla'dan. Ve faturadaki iş, ne Lozan'la ne Tuzla'yla ilgili: Dubai'de bir su projesi.

Aynı aylarda başka bir kanal daha açık. The Ledgers'ın daha önce yayımladığı ödeme dökümlerine göre SICPA Türkiye, Ağustos 2017'den itibaren Zapsu'nun Türkiye'deki şirketine her çeyrek 120 bin dolar artı yüzde 18 KDV "danışmanlık bedeli" ödüyordu. Yani aynı şirket, aynı danışmana iki ayrı kapıdan ödeme yapıyor: biri Türkiye'de, faturalı, KDV'li, vergi dairesinin görüş alanında; diğeri Şarika'da, KDV'siz, "su damacanası" açıklamasıyla, patronun imzası sonradan toplanarak.

"Dubai Su Damacanası Projesi" uydurma bir başlık değil. SICPA'nın kendi sitesine göre şirket, 22 Ağustos 2016'da Dubai Belediyesi ile gıda güvenliği için bir izlenebilirlik sözleşmesi imzaladı; ilk uygulama alanı "su damacanaları ve helal ürünler"di. İmza töreni belediye merkezinde yapıldı ve SICPA adına imzayı bizzat Philippe Amon attı (SICPA). Gulf News projeyi belediyenin gıda güvenliği dairesi ile "İsviçreli şirket SICPA'nın ortak girişimi" diye anlattı; her damacanaya akıllı etiket, en fazla 33 dolum (Gulf News). SICPA yöneticisi Hany Hashem 2017 başında sistemin "birkaç hafta içinde" devreye gireceğini, temmuza kadar bütün su fabrikalarının kapsanacağını söyledi (Salaam Gateway/Zawya).

Yani Ekim 2017'de, fatura kesildiğinde, Dubai'deki damacana sistemi çoktan çalışıyordu. Proje SICPA'nın, müşteri Dubai Belediyesi, sözleşme Amon'un imzasıyla. Bu projede Türkiye'deki SICPA şirketinin hiçbir rolü yok: Türkiye'de bandrol ve müze gişesi işleten bir şirket, Körfez'deki bir belediye projesinin "danışmanlık" bedelini neden öder?

Tarihler bir şey daha fısıldıyor. Zapsu'nun SICPA sözleşmeleri 28 Haziran 2016'da "stratejik nedenlerle" Şarika'daki HCZ'ye taşındı. SICPA, Dubai Belediyesi ile sözleşmeyi bundan sekiz hafta sonra imzaladı. Zapsu'nun Körfez'de, Birleşik Arap Emirlikleri'nde bir danışmanlık şirketine tam da SICPA'nın Dubai'ye girdiği yaz ihtiyaç duyması bir tesadüf olabilir. Ama o şirketin bir yıl sonra kestiği faturanın Dubai projesini göstermesi ve bedelin Türkiye'den ödenmesi, tesadüfü açıklamaya yetmiyor.

Eğer HCZ gerçekten Dubai projesine danışmanlık verdiyse, faturanın muhatabı Lozan ya da SICPA'nın Dubai'deki yapısı olmalıydı. Eğer vermediyse, fatura gerçek bir hizmeti değil, bir ödemeyi gerekçelendirmek için var. İki ihtimalin ikisi de SICPA Türkiye'nin defterlerinde bu giderin neden durduğunu açıklamıyor.

Bu transferi SICPA'nın içinden bilen bir isim var: Eric Corbier. Fransız yönetici Nisan 2015'te SICPA SA'ya iş geliştirmeden sorumlu başkan yardımcısı olarak katıldı, Şubat 2017'de grubun ticari direktörlüğüne (Chief Commercial Officer) getirildi (Atlantic Council). 2019 tarihli WhatsApp mesajında sözleşmeyi Amon'la birlikte imzaladığı belirtilen Eric, Corbier'dir.

The Ledgers'a konuşan, kimliğini açıklamamayı tercih eden bir büyükelçimiz, bu ödemeyi Corbier'ye bizzat sorduğunu söylüyor. Aldığı yanıtı tek cümleyle aktarıyor: "Philippe'in Dubai'de biraz harçlığa ihtiyacı vardı."

Bu cümle, doğruysa, 350 bin dolarlık transferin bir danışmanlık bedeli değil, grubun sahibinin kişisel ihtiyacı için Türkiye'deki şirketten çıkarılmış bir para olduğu anlamına gelir. Ve belgelerdeki bütün tuhaflıkları (önce ödeme sonra fatura, yazıyla başka rakamla başka tutar, içeriği boş bir hizmet tanımı, denetim için sonradan toplanan imza) tek bir çerçeveye oturtur.

Bu bir tanıklıktır, belge değil. Corbier'nin bu sözü söyleyip söylemediğini, söylediyse ne kastettiğini kendisine sorduk; yanıtı geldiğinde aynı görünürlükte yayımlayacağız. Ama şu kadarı belgeyle sabit: Amon bu ödemeyi Lozan'da sözlü olarak onayladı, imzası sonradan arandı ve para onun 2016'da bizzat imzaladığı Dubai projesinin adıyla, onun 2016'da bizzat imzaladığı devir sözleşmesiyle kurulan Şarika şirketine gitti. Üç belgede de aynı imza: Philippe Amon.

Paranın Türkiye'den çıkması, bu hikâyeyi bir şirket içi tuhaflık olmaktan çıkarıp Türkiye Cumhuriyeti'nin vergi alacağı meselesine dönüştürüyor. SICPA Türkiye, Türk vergi mükellefi bir anonim şirket. Gelirinin tamamına yakını Türk kamu kurumlarından: bandrol, müze gişesi. Bu şirketin defterine yazılan her gider, Türkiye'de ödenecek kurumlar vergisini azaltır.

Dubai'deki bir belediye projesi için Şarika'daki bir şirkete ödenen "danışmanlık", Türkiye'deki faaliyetle ilgisi kurulamayan bir giderdir. Kurumlar Vergisi Kanunu bunu açıkça düzenliyor: ticari kazancın elde edilmesiyle ilgisi olmayan harcama gider yazılamaz; ilişkili kişilere emsaline uymayan bedelle yapılan ödeme "örtülü kazanç dağıtımı" sayılır ve kâr payı gibi vergilendirilir. Yurt dışından alınan danışmanlık hizmeti Türkiye'de kullanılıyorsa alıcı şirket sorumlu sıfatıyla yüzde 18 KDV beyan eder; hizmet Türkiye'de kullanılmıyorsa bu kez giderin Türkiye'deki şirkete ait olmadığı ortaya çıkar. İki kapıdan biri mutlaka kapalı: ya KDV ve stopaj eksik, ya gider yersiz.

Sorular somut. SICPA Türkiye bu 350 bin doları 2017 kurumlar vergisi beyannamesinde gider yazdı mı? Sorumlu sıfatıyla KDV beyan etti mi? Dar mükellef bir şirkete yapılan serbest meslek ödemesi için stopaj kesti mi, kesmediyse Türkiye–BAE çifte vergilendirme anlaşmasına dayandığını gösteren bir mukimlik belgesi dosyada var mı? Faturadaki 440 bin ile 350 bin arasındaki fark hangi tutar üzerinden kayıtlara geçti? Bu soruların yanıtı Gelir İdaresi Başkanlığı'nın elindeki beyannamelerde; biz sorduk, yanıtı bekliyoruz.

Bu, SICPA'nın Türkiye'de vergiyi yurt dışına taşıdığına dair elimizdeki tek belge değil. The Ledgers'ın daha önce incelediği yazışmalarda, SICPA'ya Türkiye'de danışmanlık veren bir başka aracı, Georgia'daki Avialift LLC, faturaların Türk şirketinden kesilmesinin düşünüldüğünü ama "yüzde 18 KDV çok yüksek" denince ABD şirketinden yüzde 7 ile kesilmesinde anlaşıldığını yazıyordu: "bu size yüzde 11 kazandırdı." Yöntem aynı: hizmet Türkiye'de, fatura yurt dışında, vergi hiçbir yerde. HCZ dosyasında fark, paranın grup sahibinin kendi imzasıyla ve Türkiye'deki şirketin kasasından çıkması.

Zapsu için de soru aynı ölçüde ağır. Danışmanlık sözleşmesi SICPA SA ile olan, Türkiye'deki şirketinden ayrıca KDV'li fatura kesen bir danışman, neden Şarika'daki şirketi üzerinden Dubai projesi adıyla Türkiye'den para aldı? HCZ'nin kestiği fatura gerçek bir hizmete mi dayanıyor, yoksa Zapsu'nun şirketi bir başkasının parasının Türkiye'den çıkması için fatura mı kesti? İkinci ihtimalde bu, bir iş adamının kendi şirketini başkasının vergi kaçırmasına alet etmesi demektir; Türk Ceza Kanunu ve Vergi Usul Kanunu bunun adını koyuyor. Zapsu'ya bu soruları ilettik.

"Dubai'de harçlık" cümlesinin ağırlığı, Amon'un Dubai'yle ilişkisinin bir imza töreninden ibaret olmamasından geliyor. The Ledgers'ın eriştiği şirket ve gerçek faydalanıcı kayıtları Philippe Amon'un Birleşik Arap Emirlikleri'nde birden fazla şirket üzerinden ekonomik ve ticari bağı olduğunu gösteriyor. Zincir şöyle kuruluyor: Amon, Argaman Holding'in yüzde 100 sahibi; Argaman Holding, SICPA Holding'in yüzde 70'ine sahip; SICPA Holding'in altında BAE'de kayıtlı iştirakler var. Kayıtlar doğrudan Amon'un adını, şirket zincirini ve ekonomik payını veriyor.

Bu, şu demek: SICPA'nın Dubai'de kendi şirketleri varken, Dubai projesinin "danışmanlık" bedeli bu şirketlerden değil, Türkiye'deki şirketten ödendi. Grubun sahibi, paranın hangi cepten çıkacağını seçebilecek konumdaydı ve Türkiye'yi seçti. Türkiye'deki şirketin parası, Türk kamu kurumlarından tahsil edilen bandrol ve gişe gelirleriydi.

Amon'un Körfez'deki şirket ağıyla Şarika'daki HCZ arasında doğrudan bir ortaklık bağı elimizdeki belgelerde yok; bunu iddia etmiyoruz. İddia ettiğimiz, belgelerin gösterdiği: aynı kişi hem ödemeyi onayladı, hem Dubai projesini imzaladı, hem alıcı şirketi kuran devir sözleşmesini imzaladı, hem de Dubai'de kendi adına kayıtlı şirketlerin sahibiydi. Bir finans direktörünün "denetim için" imzasını aradığı kişi, bu zincirin her halkasında aynı kişi.

Dosya güncellemeleri

  1. İlk yayın

    Dosya yayımlandı

Bu araştırmayı paylaş
WhatsAppXLinkedIn
THE LEDGERS / COMMUNITY

Okur yorumları

Doğrulanmış üyeler yorum yapabilir. Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Belgeler üzerinden tartışın; kişisel bilgi paylaşmayın.

Henüz yayımlanmış yorum yok.

Giriş yap / Üye ol →
THE LEDGERS
100 € · COIN ÖDÜLÜ

TOPLULUKTAN BİR KATKI

İlk coin ödülümüz
sahibini buldu.

100’e yakın belge ve delil paylaşan anonim vatandaşa teşekkür ediyoruz.

Bu katkısı için kendisine 100 € değerindeki ilk coin ödülümüzü verdik. Paylaşılan belgelerle suç duyurumuzu yaptık.

Sen de bilgi ve belge paylaş