ARAŞTIRILAN FİRMALARHaberlerde ve araştırma listelerinde
EDİTORYAL DEĞERLENDİRMEE86

Mildon çiftinin iki para dosyası: Kongo bağlantılı 17,6 milyon ve Habba’nın 50 milyon dolarlık sözleşmesi

Trump’ın, eski avukatının affedilen bir bankerin ailesinin şirketiyle yaptığı sözleşmenin büyüklüğüne tepki gösterdiği aktarılıyor. Haberlere göre af yürürlükte; kurumsal hesap verebilirlik soruları ise yanıtsız.

Üç hafta önce bu sayfalarda Turhan Mildon’un adı, Kongo hükümetiyle bağlantılı olduğu belirtilen bir hesaptan çıkan 17,6 milyon dolarla geçiyordu. Şimdi aynı soyadı başka bir para hikâyesinde: New York Times ve Reuters’ın aktardığına göre, eşi Alina Habba Mildon, Trump’ın Ocak ayında affettiği Venezuelalı banker Julio Herrera Velutini’nin ailesinin kurduğu şirketle dört yılda 50 milyon doları aşan bir sözleşme yaptı.

Bu araştırmayı paylaş
WhatsAppXLinkedIn
Turhan Mildon, Alina Habba Mildon ve Donald Trump’ın editoryal kolajı
Yapay zekâ ile oluşturulmuş editoryal kolaj. Ayrı portreler ortak bir olayı göstermez ve belge niteliği taşımaz. — The Ledgers

Değerlendirme

İki dosyanın ortak noktası yalnızca Mildon soyadı değil. Aktarılan haberlerde iki para hattı da Trump’ın yakın çevresine uzanıyor. Bu yazının sorduğu soru, kamuya hesap verme mekanizmasının neden başkanın kişisel rahatsızlığının gerisinde kaldığı.

Sözleşme ne zaman imzalandı?

New York Times’ın 20 Ekim ve Reuters’ın 31 Ekim tarihli haberlerinde aktarılan kronoloji şöyle: Herrera Velutini’nin kızı Isabela Herrera, Ekim 2025’te Florida’da Concord Partners adlı bir şirket kurdu. Şirketin faaliyetinin ne olduğu, aktarılan haberlerde açıklığa kavuşmuş değil. Habba, tescilden birkaç gün sonra “genel hukuk müşaviri” olarak sözleşme imzaladı. Yılda 10 milyon dolar, dört yıl ve ek primler: Reuters’a atfedilen toplam, 50 milyon doların üzerinde.

Aynı kronolojiye göre Habba o sırada New Jersey’de vekâleten federal başsavcıydı. 1 Aralık 2025’te federal temyiz mahkemesi atamasını hukuka aykırı buldu; 8 Aralık’ta istifa etti ve aynı gün Adalet Bakanı Pam Bondi’nin kıdemli danışmanı oldu. 1 Ocak 2026’da Concord’da çalışmaya başladığında hâlâ Adalet Bakanlığı kadrosundaydı. On beş gün sonra, 15 Ocak’ta, Trump Herrera Velutini’ye “tam ve koşulsuz” af verdi.

Herrera Velutini, Porto Riko valisi Wanda Vázquez’in seçim kampanyasını, bankasını inceleyen düzenleyicinin görevden alınması karşılığında finanse etmekle suçlanmıştı. Aktarılan haberlere göre rüşvet ve dolandırıcılık suçlamalarını içeren dosya, Ağustos 2025’te kabahat düzeyindeki tek bir kampanya finansmanı ihlalinin kabulüyle sonuçlanan bir anlaşmaya dönüştü. Bir ay sonra kızı, Beyaz Saray balo salonu için 2,5 milyon dolar taahhüt etti. Daha önce de MAGA Inc. adlı süper PAC’e toplam 3,5 milyon dolar bağışlamıştı.

Haberlere göre Campaign Legal Center, Şubat ayında Federal Seçim Komisyonuna şikâyette bulundu. Şikâyette, bağışların babanın parasını kızı üzerinden aktarmak için kullanılmış olabileceği ileri sürülüyor. Bu bir iddiadır; kanıtlanmış bir bulgu olarak sunulmuyor.

Trump’ın itirazı neye?

Buraya kadar anlatılanlar bir kamu etiği sorusu doğuruyor: Bakanlık kadrosundaki bir hukukçunun, af bekleyen bir sanığın ailesinin şirketinden yılda 10 milyon dolarlık ücret alması hangi kurallara ve denetime tabi?

Habba’nın aktarılan yanıtı net: Dışarıdaki işini Adalet Bakanlığına bildirdiğini ve onay aldığını, afla hiçbir ilgisinin bulunmadığını söylüyor. Aksini ima eden ifadeleri “yanlış ve iftira” olarak nitelendiriyor. Aktarılan açıklamalara göre Beyaz Saray da başlangıçta Habba’nın afla “hiçbir ilgisi olmadığını” açıkladı.

Ardından New York Times, 29 Ekim’de ikinci bir haber yayımladı. Buna göre Trump, sözleşmenin büyüklüğünü öğrenince öfkelendi; danışmanlarına ve yakın çevresine Habba’nın paranın bir bölümünü kendi başkanlık kütüphanesine veya kendisiyle bağlantılı başka bir kuruluşa bağışlaması gerektiğini söyledi. En az bir müttefikine, Herrera ailesinin sözleşmenin kalanını ödememesi gerektiğini ilettiği; ailenin de bundan haberdar olduğu yazılıyor. Habba’yı bizzat aradığı da aktarılıyor. Bağış konusunu o görüşmede açıp açmadığı ise belirsiz.

Reuters’ın 31 Ekim tarihli haberine göre gazeteciler Mar-a-Lago’da bu konuyu sordu. Trump, sözleşmeyi “tamamen iğrenç ve skandal” bulduğunu, “kabul edilemez” olduğunu söyledi. Habba’ya ödeme almasını istemediğini söylediğini de ekledi ve durumu “korkunç” diye nitelendirdi.

Dikkat edilmesi gereken, bu sözlerin hangi soruları yanıtsız bıraktığı. Aktarılan açıklamalar, Bakanlık danışmanının af bekleyen bir aileyle ücret ilişkisine hangi kurumsal kuralların uygulandığını açıklamıyor. Aktarılan haberlere göre af yürürlükte. Bakanlıktan resmî bir inceleme istendiğine dair bilgi aktarılmıyor; Reuters’ın sorusuna Bakanlığın yanıt vermediği söyleniyor.

Bu yazının değerlendirmesi şu: Haberlere yansıyan itiraz, ücretin büyüklüğüne ve paranın gittiği yere odaklanıyor. Öne sürülen çözüm de bir bölümünün Trump’ın kütüphanesine yönelmesi. Bu, af kararını çevreleyen para ilişkilerinin denetlenmesi yerine aynı akışa bir durak daha eklenmesi riskini taşıyor.

Kongo dosyası ne durumda?

Ekim başında aynı çift, başka bir para akışına ilişkin haberlerin merkezindeydi. New York Times’ın aktardığına göre Habba, Oval Ofis’te Trump’a, kocasının Mayıs 2025’te Teksaslı savunma şirketi TX-AT’ye gönderdiği 17,6 milyon doların bir bölümünün Kennedy Center’a bağış olarak ayrıldığını, fakat merkeze ulaşmadığını söyledi. Sorumlu olarak Richard Grenell’i gösterdi. Grenell iddiayı reddetti.

Aynı anlatıma göre Trump, Beyaz Saray Hukuk Müşaviri Will Scharf’a inceleme talimatı verdi. New York Times’ın 17 Ekim tarihli haberine atıfla, paranın Kongo Demokratik Cumhuriyeti hükümetiyle bağlantılı bir hesaptan çıktığı aktarılıyor. Mildon’un, Cumhurbaşkanı Tshisekedi’ye danışmanlık yaptığını ve Kongo diplomatik pasaportu taşıdığını doğruladığı belirtiliyor.

Burada atıf yapılan haberler, 1 Kasım itibarıyla incelemenin kamuya açıklanmış bir sonucunu ortaya koymuyor. 17,6 milyon doların hangi sözleşmeye dayandığı, gönderen hesabın sahibinin kim olduğu ve TX-AT’nin karşılığında ne sattığı soruları açık kalıyor.

Neden önemli?

Bir çiftin çevresinde iki ayrı para hattı tarif ediliyor. Birinde Kongo hükümetiyle bağlantılı olduğu belirtilen bir hesaptan Amerikan savunma şirketine giden 17,6 milyon dolar; diğerinde affedilmiş bir Venezuelalı bankerin ailesinin şirketi ile Adalet Bakanlığı danışmanı arasındaki 50 milyon doları aşan sözleşme. Sözleşmenin toplam değeri, tamamının ödenmiş olduğu anlamına gelmez.

Her iki dosyaya ilişkin belgesel tablonun tamamı bu yazının dayandığı kaynaklarda yer almıyor. Haberlere yansıyan en görünür tepki ise Trump’ın kişisel öfkesi. Kamu denetiminin bundan ibaret kalması kabul edilemez.

Aktarılan haberler, Habba hakkında bir iddianameyi veya Mildon hakkında bir yaptırım kararını ortaya koymuyor; Herrera Velutini’nin affının da yürürlükte olduğu belirtiliyor. Bunlar, bu yayın hazırlığında bağımsız olarak yapılmış bir adli sicil taramasının sonuçları değildir. Ancak hesap verebilirlik yalnızca savcılıkların işi değildir.

Adalet Bakanlığı danışmanının dış işini gerçekten onayladıysa onay belgesini açıklamalı. Beyaz Saray, Scharf incelemesinin hangi aşamaya ulaştığını söylemeli. Trump da bir sözleşmeyi “kabul edilemez” bulduğunda çözümün kendi kütüphanesine bağış olmadığını kamuya açıklamalı.

Türkiye’de bu dosyanın “Türk iş insanının eşine ceza” diye okunması yanıltıcı olur. Aktarılan gelişmeler bir ceza kararını göstermiyor. Mesele, Gelibolu kökenli bir aile şirketinin üçüncü kuşağı olarak anılan Mildon ailesinin çevresindeki Washington para trafiğinin hâlâ açıklığa kavuşmamış olması.

Concord Partners, Habba Mildon’un ofisi, ABD Adalet Bakanlığı ve Beyaz Saray Hukuk Müşavirliği açısından bu sorular açık duruyor. İlgili taraflardan bir yanıt ulaşırsa bu sayfaya eklenecek.

Kaynak belgeler

03
  1. The New York Times · 17, 20 ve 29 Ekim 2026 · metinde atıf yapılanKamuya açık bağlantı sağlanmadı
  2. Reuters · 31 Ekim 2026 · metinde atıf yapılanKamuya açık bağlantı sağlanmadı
  3. Campaign Legal Center · FEC şikâyeti · metinde atıf yapılanKamuya açık bağlantı sağlanmadı

Dosya güncellemeleri

  1. İlk yayın

    Dosya yayımlandı

Editör notu

Bu yorum yazısı, New York Times ve Reuters’a atfedilen iddiaları editoryal açıdan değerlendirir. Atıf yapılan kaynaklar ve iddialar bu yayın için The Ledgers tarafından bağımsız olarak doğrulanmamıştır.

Yanıt veya düzeltme iletin ↗︎
Bu araştırmayı paylaş
WhatsAppXLinkedIn
THE LEDGERS / COMMUNITY

Okur yorumları

Doğrulanmış üyeler yorum yapabilir. Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Belgeler üzerinden tartışın; kişisel bilgi paylaşmayın.

Henüz yayımlanmış yorum yok.

Giriş yap / Üye ol →
THE LEDGERS
100 € · COIN ÖDÜLÜ

TOPLULUKTAN BİR KATKI

İlk coin ödülümüz
sahibini buldu.

100’e yakın belge ve delil paylaşan anonim vatandaşa teşekkür ediyoruz.

Bu katkısı için kendisine 100 € değerindeki ilk coin ödülümüzü verdik. Paylaşılan belgelerle suç duyurumuzu yaptık.

Sen de bilgi ve belge paylaş