Araştırma tanıtımı
Videoyu aç ↗The Ledgers özel araştırma tanıtımı. Video Türkçedir.

Değerlendirme
İKİ AYRI KURUM, TEK BİR İLKE
Hukuk önünde ayrıcalık yok
Yargıtay, yakın tarihli bir kararında tahkimde şeffaflık için net bir ölçü koydu: Bir bağın internette bulunabilmesi, hakemi açıklama yükümlülüğünden kurtarmıyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek de fon soruşturmasında çizgiyi çekti: “Ucu kime giderse gitsin, ismi ne olursa olsun.” İki ayrı kurum, tek bir ilke: Hukuk önünde ayrıcalık yok.
Ekonomik hukukun en zor sorusu şudur: Güçlü isimler karşısında hukuk aynı netlikte kalabilir mi? Ekim ayında iki ayrı kurumdan bu soruya umut veren iki cevap geldi.
İki cevap arasında bir talimat ya da koordinasyon yok; olmamalı da. Yargıtay’ın kararı bağımsız bir mahkemenin kararıdır ve değerini buradan alır. Ama ikisi aynı ilkede buluşuyor: Hukuk, ismin büyüklüğüne göre eğilmez.
The Ledgers iki cevabı da takdirle karşılıyor. Beklentimiz tek: Bu ilke en büyük isimlerin dosyalarında da aynı kalmalı; uç nereye giderse gitsin.
Yargıtay’dan şeffaflık ölçüsü
Ekonomim’in aktardığına göre Yargıtay’ın mesajı açık: Hakem, tarafsızlığı hakkında soru doğurabilecek bağlarını açıklamak zorunda; bu bağların internette bulunabilmesi yükümlülüğü ortadan kaldırmıyor.
Karar, büyük bir uluslararası şirketin taraf olduğu ve 100 milyon euroyu aşan bir cezai şart talebinin konuşulduğu bir tahkim dosyasında verildi. Yargıtay, hakemin geçmiş bağlarına ilişkin itirazı reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozdu ve dosyayı yeniden incelenmek üzere geri gönderdi.
Bu karar, tahkimin kalbine dokunuyor. Tahkimin gücü taraflara verdiği güvenden gelir; güvenin bedeli de şeffaflıktır. Açıklama yükünü hakeme veren bir yüksek mahkeme, kaynağı ve bilgisi sınırlı tarafı da korumuş olur.
Kararın önemi tek bir dosyayı aşıyor. Dosyadaki tahkimin yürütüldüğü İstanbul Tahkim Merkezi, yabancılık unsuru taşıyanlar dahil uyuşmazlıkların tahkimle çözümü için 2014’te 6570 sayılı Kanun’la kuruldu. Uluslararası şirketlerin İstanbul’u seçmesi kararlara duyulan güvene bağlı; Yargıtay’ın kararı, bu güvene yapılmış önemli bir yatırım.
KARARIN SINIRI
Kararın sınırı da aynı açıklıkla yazılmalı: Bozma, hakem kararını iptal etmedi; hakemin taraflı olduğuna dair bir hüküm de değil. Son değerlendirmeyi Bölge Adliye Mahkemesi yapacak.
ERKEN GÖRMEK · SINIRDA DURMAMAK · MAĞDURU ÖNE KOYMAK
Gürlek’in ölçüsü

Akın Gürlek’i bu sütunlarda daha önce de övdük. 3 Ekim’deki “A Proactive State: Justice Before the Money Disappears” başlıklı yazımızda, para kaybolmadan harekete geçen bir adalet anlayışını selamlamıştık. Bu övgüyü yinelemek için üç nedenimiz var.
01 Erken görmek
AA’nın aktardığına göre Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde, Şubat 2025’te bazı fon ve hisselerdeki hareketlilik savcılığın dikkatini çekti. Gürlek’in sözleriyle: “Bizim dikkatimizi çekmişti, arkadaşlarımız da soruşturma izni için SPK’ye yazı yazdı, hatta şahsen de görüştük.”
Gürlek’e göre izin ancak Ağustos 2026’daki yazının ardından geldi. Yine de krizden bir buçuk yıl önce alarm veren bir savcılık, ekonomik suçta nadir görülen bir refleks.
02 Sınırda durmamak
Gürlek, fon dosyasında yurt dışına çıkarılan paranın da peşine düşüldüğünü söyledi: “İsviçre’ye gönderilen paranın getirilmesi için de adli süreçleri başlattık.” Para sınırı geçtiğinde kararlılık sınırda kalmamalı.
03 Mağduru öne koymak
AA’ya göre TMSF’de iade hesabı açıldı ve ilk gönüllü iadeler yapıldı. Gürlek’in sözleriyle: “Haksız kazançlarının sonuna kadar üzerine gideceğiz, iade edeceğiz.” Yargılama sürerken yatırımcının parasını öne almak, doğru bir sıralama.
Gürlek tartışmasız bir isim değil; muhalefet onu sert biçimde eleştiriyor. Ama fon dosyasında koyduğu ölçü takdiri hak ediyor.
THE LEDGERS’IN BEKLENTİSİ
Bu uç nereye giderse gitsin
Yargıtay’ın kararı ile Gürlek’in sözü farklı alanlardan geliyor: biri tahkimden, öteki ceza soruşturmasından. Ortak noktaları bir olay değil, bir ilke: Güçlü olanın konforu, hukuk önünde ayrıcalık değildir.
Bu ilkenin asıl sınavı, büyük ve uluslararası şirketlerin taraf olduğu dosyalarda verilir. Orada taraflar güçlü, avukatlar deneyimli, ilişkiler sınır ötesidir. Hukukun netliği tam da orada önem kazanır.
The Ledgers olarak izlediğimiz dosyalarda beklentimiz bu yüzden net:
01 Mahkeme kararlarına saygı
Devam eden davalarda son söz yargının.
02 Koşulsuz yanıt
Kamu sözleşmesi üstlenen hiçbir şirket, basının sorularına yanıtı koşula bağlamamalı.
03 Şeffaflık
Kamu sözleşmelerinin denetim sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalı.
04 Kararlılık
Kamu kaynağına dokunan her soru, ismin büyüklüğüne bakılmadan değerlendirilmeli.
Bakan Gürlek “ucu kime giderse gitsin” dedi; Yargıtay, açıklama yükünün hakemde olduğunu hatırlattı. The Ledgers da aynı yerde duruyor: Bu uç nereye giderse gitsin.
Takipçisi olacağız.
Kaynak belgeler
05- Ekonomim: Yargıtay’ın tahkimde açıklama yükümlülüğüne ilişkin bozma kararıekonomim.com
- Anadolu Ajansı: Adalet Bakanı Gürlek, AA Editör Masası (6 Ekim 2026)aa.com.tr
- 6570 sayılı Kanun: İstanbul Tahkim Merkezi; RG 29 Kasım 2014 (metin: Alomaliye)alomaliye.com
- bianet: Akın Gürlek kimdir?bianet.org
- Orijinal bülten · PDF · 29 Ekim 2026theledgers.news
Dosya güncellemeleri
Dosya yayımlandı
Editör notu
Bu yazı bir analizdir; değerlendirmeler The Ledgers’a aittir, olgular kaynaklarıyla verilmiştir. Yazıda anılan tahkim dosyası sürüyor. Yargıtay’ın bozma kararı, hakem kararının iptal edildiği ya da hakemin taraflı olduğu anlamına gelmez; dosyayı Bölge Adliye Mahkemesi yeniden inceleyecek. Fon soruşturması sürüyor; soruşturmadaki herkes için masumiyet karinesi geçerlidir.
Yanıt veya düzeltme iletin ↗︎Okur yorumları
Doğrulanmış üyeler yorum yapabilir. Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Belgeler üzerinden tartışın; kişisel bilgi paylaşmayın.
Henüz yayımlanmış yorum yok.
Giriş yap / Üye ol →Dosyanın devamını kaçırmayın.
Yeni araştırmalar, dosya güncellemeleri ve videolar için The Ledgers’ı takip edin.
Google’ın kaynak tercihlerinden The Ledgers’ı seçin. Kaynağın listelenmesi Google’a bağlıdır.
