ARAŞTIRILAN FİRMALARHaberlerde ve araştırma listelerinde
KAYNAK İNCELEMESİR76

Ambargodan dünya pazarına: Türk savunma sanayiinin büyük çıkışı

Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatı 2025’te 10 milyar dolar eşiğini aştı. Baykar, ASELSAN, Roketsan ve TUSAŞ’ın büyümesi; yarım yüzyıllık sanayi birikimini insansız uçaklardan hava savunmasına, savaş uçaklarından Avrupa ortaklıklarına taşıyor. Başarının ölçeğini rakamlar, önündeki sınavı ise motorlar, üretim kapasitesi ve teslimat takvimleri gösteriyor.

Bu araştırmayı paylaş
WhatsAppXLinkedIn

Araştırma tanıtımı

Videoyu aç ↗

The Ledgers özel araştırma tanıtımı. Video Türkçedir.

Ankara’daki yer testleri sırasında önden görülen KAAN prototipi
KAAN prototipi, Ankara’daki taksi ve yer testlerinde, 17 Mart 2023. Arşiv fotoğrafı; boyutlandırıldı. — Dimir / Wikimedia Commons · CC BY-SA 4.0

Dosyanın ayrıntıları

Baltık’ta bir güverte, gerisinde yarım yüzyıl

Şubat 2026’da Baltık Denizi’nde, TCG Anadolu’nun güvertesinde bir Bayraktar TB3 göreve hazırlanıyordu. Kar, buz ve sert rüzgâr altında gerçekleştirilen kalkış ve inişler, bir hava aracının sınavından fazlasıydı: Türkiye’de inşa edilen bir gemiyle, Türkiye’de geliştirilen bir insansız uçağın birlikte çalışabildiğinin gösterisiydi. Baykar, Steadfast Dart 2026 tatbikatının o safhasında diğer hava araçlarının olumsuz hava nedeniyle uçamadığını, TB3’ün görevini tamamladığını bildirdi. Bu karşılaştırma şirketin açıklamasına dayanıyor. [1]

Bu sahnenin arkasında tek bir ürün değil, yıllar içinde kurulmuş bir sanayi ağı var. Uçağı, motoru, haberleşmeyi, sensörleri ve mühimmatı aynı görev etrafında buluşturmak; fabrikadan daha fazlasını gerektiriyor. Tasarım bilgisi, yazılım, yetişmiş insan, tedarikçi ve kesintisiz üretim bir araya gelmeden bir güvertedeki kalkış ihracat başarısına dönüşmüyor.

Türkiye’nin bugün dikkat çeken tarafı tam da bu birikim. Bir dönem dışarıdan satın aldığı sistemlerin bakım ve yedek parçalarında zorlanan ülke, artık kendi geliştirdiği platformları satıyor; bazı programlarda yabancı ortaklarıyla tasarım ve üretim sorumluluğunu paylaşıyor. Bu dönüşüm, dışa bağımlılığın bütünüyle sona erdiği anlamına gelmiyor. Ancak bağımlılığın biçimini ve pazarlık gücünü değiştiren bir sanayi kapasitesine işaret ediyor.

Bayraktar TB3, TCG Anadolu’nun uçuş güvertesinde, İstanbul, 17 Nisan 2023. Arşiv fotoğrafı; Baltık tatbikatından değildir.
Bayraktar TB3, TCG Anadolu’nun uçuş güvertesinde, İstanbul, 17 Nisan 2023. Arşiv fotoğrafı; Baltık tatbikatından değildir. Ata Barış / Wikimedia Commons · CC BY-SA 4.0. Boyutlandırıldı.

Ambargonun bıraktığı iz

1974 Kıbrıs harekâtından sonra ABD’nin 1975’te uygulamaya koyduğu ve 1978’de kaldırdığı silah ambargosu, Türkiye’de savunma tedarikinin kırılganlığını görünür kıldı. Yedek parçaya, lisansa ve ihracat iznine bağımlı bir envanterin siyasi maliyeti, yerli üretim düşüncesini kalıcı bir devlet meselesine dönüştürdü. [2]

ASELSAN, 14 Kasım 1975’te Kara Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı tarafından kuruldu. İlk yılların merkezinde haberleşme ve telsiz üretimi vardı. TUSAŞ’ın kökleri ise 1973’e uzanıyor; 1984’te F-16 üretimi için kurulan Türk-Amerikan ortaklığı, bu tarihten ayrı bir sanayi aşamasıydı. Roketsan 1988’de kuruldu. Baykar, kendi tarih anlatımına göre, insansız hava aracı araştırmalarına 2003’te başladı. [3][4][5][6]

Şirketlerin kuruluş tarihlerini yan yana koyunca ortaya tek hamlede kurulmuş bir sektör çıkmıyor. Lisanslı üretim, bakım, alt sistem geliştirme ve özgün tasarım birbirini izliyor. Bugünkü ihracatın arkasında, farklı kuşakların üst üste eklediği mühendislik bilgisi bulunuyor.

10 milyar dolar eşiği: rakamlar ne söylüyor?

Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün’ün açıkladığı verilere göre savunma ve havacılık ihracatı 2025’te 10 milyar 54 milyon dolara ulaştı. Aynı yıl imzalanan yeni ihracat sözleşmelerinin tutarı 17,8 milyar dolar olarak duyuruldu. Bu iki rakam farklı şeyleri ölçüyor: biri yıl içinde gerçekleşen ihracat, diğeri ilerleyen yıllara da yayılabilecek siparişler. [7]

GöstergeDönemAçıklanan sonuç
Savunma ve havacılık ihracatı202510,054 milyar dolar
Yeni ihracat sözleşmeleri202517,8 milyar dolar
SIPRI büyük silah ihracatçıları sırası2021–202511’inci
SIPRI küresel ihracat payı2021–2025%1,8

SIPRI’nin Mart 2026’da yayımladığı araştırma, Türkiye’yi 2021–2025 döneminde dünyanın 11’inci büyük silah ihracatçısı olarak gösteriyor. Önceki beş yıllık döneme göre ihracat hacmi yüzde 122 artarken küresel pay yüzde 0,9’dan yüzde 1,8’e çıkıyor. [8]

Burada önemli bir ayrım var: SIPRI’nin büyük silah transferlerini karşılaştıran hacim göstergesi, dolar cinsinden ticari ihracat geliri değil. İki veri seti birbirine eklenemez; buna rağmen ikisi de aynı yönü gösteriyor: Türkiye’nin uluslararası savunma pazarındaki ağırlığı büyüyor. ABD’nin aynı dönemde yüzde 42’lik payı, ölçek farkının sürdüğünü de hatırlatıyor. [8]

Türkiye’nin savunma sanayiindeki dönüşümü yalnızca daha fazla satışla ölçülmüyor. Asıl değişim, bir platformun giderek daha çok parçasını tasarlayabilmek ve üretimini sürdürebilmekte.

Baykar: bir uçaktan uluslararası üretim ağına

Bayraktar TB2, Türk savunma sanayiinin dünyada en çok tanınan ürünlerinden biri haline geldi. Şirket, platformun 2024 sonunda bir milyon uçuş saatini aştığını açıkladı. Bu eşik, bir prototipin görünürlüğünden farklı bir şeyi anlatıyor: uzun süreli kullanım, bakım, eğitim ve sahadan geri bildirim birikimini. [9]

Baykar’ın açıkladığı 2025 ihracatı 2,2 milyar dolar; ihracatın toplam gelir içindeki payı yüzde 88. Bunlar şirketin kendi bildirdiği sonuçlar. Yine şirketin açıklamasına göre TB2 için 36, Akıncı için 16 ülkeyle ihracat sözleşmesi imzalandı. Bu müşteri grupları örtüştüğü için ülke sayıları toplanarak farklı bir toplam üretilemez. [6]

TB2’nin ardından Akıncı, gemiden görev yapan TB3 ve jet motorlu Kızılelma, farklı ihtiyaçlara yönelen bir ürün ailesi oluşturuyor. Her platform aynı gelişim aşamasında değil: sahada kullanılan bir sistemle testleri süren bir sistemin satışını, operasyonel olgunluğunu ve teslimatını birbirinden ayırmak gerekiyor. Kızılelma’nın denemeleri bu nedenle bir teknoloji programının ilerleyişi olarak okunmalı; bütün filonun hizmete girdiğinin kanıtı olarak değil.

Avrupa’daki hamle ise şirketin iş modelini genişletiyor. Baykar, Piaggio Aerospace satın almasını 30 Haziran 2025’te tamamladığını duyurdu. Leonardo ile kurulan, iki tarafın eşit pay sahibi olduğu LBA Systems ortaklığı da insansız sistemlerin Avrupa’daki geliştirme ve üretim faaliyetleri için yeni bir zemin oluşturdu. [10][11]

Bu açılımın sanayi bakımından anlamı, yalnızca yeni müşterilere ulaşmak değil. Farklı sertifikasyon süreçlerine, üretim standartlarına ve tedarik ağlarına girmek; bir ihracatçıdan çok ülkeli bir üretim ortağına dönüşmek demek. Bunun başarısı, açıklanan ortaklıkların teslim edilmiş ürünlere ve sürdürülebilir üretime ne ölçüde dönüştüğüyle değerlendirilecek.

ASELSAN: görünmeyen sistemlerin büyüyen ağırlığı

Bir savaş uçağının veya geminin fotoğrafı manşete taşınır; onun radarını, haberleşmesini ve elektronik harp sistemlerini üreten şirket çoğu zaman arka planda kalır. ASELSAN’ın hikâyesi bu görünmeyen katmanda büyüyor. Telsiz üretimiyle başlayan şirket, bugün farklı hava, kara ve deniz platformlarını aynı elektronik ekosistemde buluşturan kuruluşlardan biri.

Şirketin 2025 sonuçlarına göre ciro 180,4 milyar liraya ulaştı. Yurt dışından alınan yeni siparişler 2 milyar doların üzerine çıktı; birikmiş siparişler ise 20 milyar dolar eşiğini aştı. Ar-Ge harcamaları 1,36 milyar dolar olarak açıklandı. Sipariş bakiyesi gelecek iş hacmini gösterir; henüz tahsil edilmiş gelirle aynı değildir. [12]

ASELSAN’ın SERDAR sistemi, Kiev’deki Zbroya ta Bezpeka fuarında, 11 Ekim 2019. Arşiv fotoğrafı.
ASELSAN’ın SERDAR sistemi, Kiev’deki Zbroya ta Bezpeka fuarında, 11 Ekim 2019. Arşiv fotoğrafı. Zinnsoldat / Wikimedia Commons · CC BY-SA 4.0. Boyutlandırıldı.

Çelik Kubbe programı, sensörlerin, komuta-kontrol sistemlerinin ve farklı menzillerdeki hava savunma unsurlarının birlikte çalışmasını hedefliyor. ASELSAN’ın buradaki rolü, tek bir cihazdan çok sistemler arasındaki bağlantıya dayanıyor. Radarın tespit ettiği hedefin değerlendirilmesi ve uygun savunma unsuruna aktarılması, elektronik ve yazılım kapasitesinin neden stratejik olduğunu gösteriyor. [13]

Sektör için kritik mesele, bu kapasitenin seri üretime taşınması. Büyük sipariş defterleri tek başına teslimat garantisi değil; üretim hatları, alt yükleniciler, nitelikli çalışanlar ve test altyapısı aynı hızda büyümek zorunda. ASELSAN’ın araştırma ve üretim yatırımları bu nedenle bilanço kaleminden daha geniş bir sanayi göstergesi.

Roketsan: mühimmat, platformun değerini tamamlıyor

Roketsan’ın 1988’de başlayan hikâyesi, füze ve roket alanında yetkinlik kazanma hedefi etrafında gelişti. Bugün şirketin ürün ailesinde insansız hava araçlarında kullanılan MAM mühimmatları, Atmaca gemisavar füzesi ve farklı hava savunma sistemlerinin füze bileşenleri bulunuyor. [5]

Bir insansız uçağın ihracat başarısı, üzerinde taşıdığı sensör ve mühimmatın başarısından ayrı düşünülemiyor. Uçak üreticisi, elektronik şirketi ve mühimmat geliştiricisi aynı müşterinin görev ihtiyacını birlikte karşılıyor. Savunma sanayiinin çarpan etkisi burada ortaya çıkıyor: tek bir platformun satışı, birden fazla yerli tedarikçinin ürününe kapı açabiliyor.

SOM ve SOM-J sergi ürünleri, IDEF 2019, İstanbul, 2 Mayıs 2019. Arşiv fotoğrafı.
SOM ve SOM-J sergi ürünleri, IDEF 2019, İstanbul, 2 Mayıs 2019. Arşiv fotoğrafı. CeeGee / Wikimedia Commons · CC BY-SA 4.0. Boyutlandırıldı.

IDEF 2025’te tanıtılan Tayfun Blok-4, Roketsan’ın daha büyük sistemlere yönelişini görünür kılan projelerden biri oldu. Tanıtımda kullanılan “hipersonik” nitelemesi resmî açıklamanın ifadesi. Bir balistik füzenin yüksek sürate ulaşması ile manevra kabiliyetleri bağımsız biçimde doğrulanmış bir hipersonik silah sistemine ilişkin iddia aynı şey değil. Açıklanmayan menzil ve performans değerlerini kesin bilgi gibi yazmak, kaydedilen gerçek ilerlemeyi anlatmaya katkı sağlamıyor. [14][15]

Roketsan’ın önemini yalnızca en büyük füzenin boyutunda aramak da eksik kalır. Daha küçük mühimmatların düzenli üretimi, farklı platformlara entegrasyonu, ihracat izinleri ve müşteriye uzun süreli destek verilmesi, ticari başarının günlük işleyişini belirliyor.

TUSAŞ: KAAN’ın uçuşu, HÜRJET’in Avrupa yolu

21 Şubat 2024’te KAAN ilk uçuşunu yaptı. Bu, uzun bir geliştirme programının önemli eşiğiydi. Prototipin havalanması; seri üretim, harekât kabiliyeti ve müşteriye teslimatla aynı aşama değil, fakat bu aşamalara ulaşmanın zorunlu başlangıçlarından biri. [16]

Endonezya için 48 KAAN’a yönelik anlaşma 2025’te duyuruldu; kesin sözleşme aynı yıl IDEF’te imzalandı. Sayı, programın ihracat ölçeğini ortaya koyuyor. Bedel konusunda ise farklı tahminleri kesin sözleşme tutarı gibi sunmamak gerekiyor: kamuya açıklanan teyitli resmî bedel bulunmadığı için bu haberde bir satış fiyatı verilmiyor. Sipariş edilen uçaklarla teslim edilmiş uçaklar da aynı toplamda gösterilmiyor. [17]

KAAN’ın sonraki aşamaları, prototiplerin testleri kadar motor tedariki ve üretim kapasitesine bağlı. Yerli motor geliştirme hedefi bu yüzden programın temel başlıklarından biri. Prototipin uçması dışa bağımlılığın bütün alanlarda bittiği anlamına gelmediği gibi, bu bağımlılığın sürmesi de kazanılan tasarım ve entegrasyon bilgisini ortadan kaldırmıyor.

HÜRJET ise Avrupa’ya uzanan farklı bir kapı açıyor. Airbus’ın 28 Nisan 2026 tarihli açıklaması, İspanya’nın yeni muharip pilot eğitim sistemi kapsamında 30 HÜRJET tabanlı uçağı doğruluyor. Airbus ana yüklenici, TUSAŞ uçak üreticisi; İspanyol standardındaki sistemin adı SAETA II. [18]

Takvim iki aşamalı. İlk 21 uçağın teslimat sürecinin 2028’de başlaması; İspanyol sistemleriyle donatılmış nihai SAETA II sürümünün ve yer eğitim sisteminin teslimatlarının ise 2031–2035 arasında yapılması planlanıyor. Dolayısıyla 2028’i bütün programın tamamlanacağı tarih gibi okumamak gerekiyor. [18]

İspanya örneği, müşterinin yalnızca hazır uçak satın almadığını da gösteriyor. Yerel sanayi katılımı, aviyonik uyarlamalar, simülatörler, bakım ve eğitim altyapısı anlaşmanın parçası. Türk savunma ürünlerinin Avrupa pazarındaki rekabeti giderek bu kapsamlı ortaklık modeli üzerinden şekilleniyor.

Dört şirketin arkasındaki asıl güç

Baykar, ASELSAN, Roketsan ve TUSAŞ, dönüşümün en görünür yüzleri. Fakat motor üreticileri, tersaneler, hassas parça imalatçıları, yazılım ekipleri ve araştırma kuruluşları olmadan bu platformlar ortaya çıkamaz. Büyük şirketlerin başarısı, birlikte çalıştıkları tedarik ağının kalite ve sürekliliğine bağlı.

Bu nedenle yerlilik oranını tek başına bir nihai hüküm gibi kullanmak yerine, hangi bileşenin nerede tasarlandığını, üretildiğini ve hangi izinlere bağlı olduğunu sormak daha açıklayıcı. Motor, radar, uçuş yazılımı, mühimmat ve bakım zinciri farklı bağımlılıklar taşıyabilir. Bir programdaki yerli bileşenin varlığı, başka bir programın da aynı bileşeni kullandığı anlamına gelmez.

İnsan kaynağı da bu tablonun merkezinde. Bir tasarım ekibinin yıllar içinde biriktirdiği test deneyimini hızla satın almak mümkün değil. Mühendis yetiştirmek, deneyimli çalışanı tutmak ve genç ekiplerin bir sonraki ürünü geliştirmesini sağlamak, ihracat sözleşmesi kadar belirleyici.

Başarının sonraki sınavı: teslim etmek

Türk savunma sanayiinin geldiği yer, elli yıl önceki tedarik kırılganlığıyla karşılaştırıldığında belirgin bir değişim. Gerçekleşen ihracat, uluslararası sıralamalar, uçmuş prototipler ve yabancı ortaklıklar bu değişimin ölçülebilir parçaları. Ancak gelecek başarı için asıl sınav, siparişleri zamanında teslim etmek, ürünleri kullanım ömürleri boyunca desteklemek ve kritik teknolojilerdeki açıklıkları kapatmak olacak.

Bir üretim takviminin hedef olmasıyla gerçekleşmiş sonuç olması arasındaki çizgi korunmalı. Bu haberin yayımlandığı 26 Ekim 2026 itibarıyla KAAN’ın yeni prototip uçuşuna veya Kızılelma’nın ilk hizmet teslimatına ilişkin yalnızca takvim açıklamalarından hareketle “tamamlandı” sonucu çıkarılmıyor.

Baltık’taki güverteye yeniden bakıldığında görülen şey yalnızca bir insansız uçak değil. Arkasında, lisanslı üretimden özgün tasarıma uzanan birikim, farklı şirketleri buluşturan mühendislik ve giderek genişleyen bir müşteri ağı var. Türkiye’nin savunma sanayiindeki büyük çıkışı, bu birikimin dünya pazarında karşılık bulması. Hikâyenin bundan sonraki bölümünü ise teslim edilen ürünler yazacak.

Bu metnin dayandığı yayınlar: Baykar — TB3’ün Baltık Denizi’ndeki faaliyetleri, Şubat 2026; ABD Dışişleri Bakanlığı — silah ambargosu hakkında tarihî memorandum; ASELSAN — resmî şirket tarihçesi; TUSAŞ — kuruluş ve şirket tarihçesi; Roketsan — şirket tarihçesi ve ürünler; Baykar — 2025 ihracat sonuçları; Anadolu Ajansı — Görgün’ün 2025 ihracat ve yeni sözleşme açıklaması; SIPRI — Uluslararası silah transferleri, 2025 verileri; Baykar — TB2 bir milyon uçuş saatini aştı; Baykar — Piaggio satın almasının tamamlanması, 30 Haziran 2025; Leonardo — LBA Systems ortaklığı, 16 Haziran 2025; ASELSAN — 2025 sonuçları ve Haziran 2026 yatırımcı sunumu; İletişim Başkanlığı — Çelik Kubbe programı, 27 Ağustos 2025; Anadolu Ajansı — Tayfun Blok-4’ün IDEF 2025 tanıtımı; The War Zone — Tayfun Blok-4 iddialarının değerlendirmesi; TUSAŞ — 2024 sürdürülebilirlik raporu, KAAN’ın ilk uçuşu; TUSAŞ — Endonezya için 48 KAAN’a ilişkin kesin sözleşme; Airbus — İspanya’nın HÜRJET tabanlı SAETA II programı, 28 Nisan 2026.

Kaynak belgeler

18
  1. Baykar — TB3’ün Baltık Denizi’ndeki faaliyetleri, Şubat 2026baykartech.com
  2. ABD Dışişleri Bakanlığı — silah ambargosu hakkında tarihî memorandumhistory.state.gov
  3. ASELSAN — resmî şirket tarihçesiwwwcdn.aselsan.com
  4. TUSAŞ — kuruluş ve şirket tarihçesitusas.com
  5. Roketsan — şirket tarihçesi ve ürünlerroketsan.com.tr
  6. Baykar — 2025 ihracat sonuçlarıbaykartech.com
  7. Anadolu Ajansı — Görgün’ün 2025 ihracat ve yeni sözleşme açıklamasıaa.com.tr
  8. SIPRI — Uluslararası silah transferleri, 2025 verilerisipri.org
  9. Baykar — TB2 bir milyon uçuş saatini aştıbaykartech.com
  10. Baykar — Piaggio satın almasının tamamlanması, 30 Haziran 2025baykartech.com
  11. Leonardo — LBA Systems ortaklığı, 16 Haziran 2025leonardo.com
  12. ASELSAN — 2025 sonuçları ve Haziran 2026 yatırımcı sunumucdn.aselsan.com
  13. İletişim Başkanlığı — Çelik Kubbe programı, 27 Ağustos 2025iletisim.gov.tr
  14. Anadolu Ajansı — Tayfun Blok-4’ün IDEF 2025 tanıtımıaa.com.tr
  15. The War Zone — Tayfun Blok-4 iddialarının değerlendirmesitwz.com
  16. TUSAŞ — 2024 sürdürülebilirlik raporu, KAAN’ın ilk uçuşutusas.com
  17. TUSAŞ — Endonezya için 48 KAAN’a ilişkin kesin sözleşmetusas.com
  18. Airbus — İspanya’nın HÜRJET tabanlı SAETA II programı, 28 Nisan 2026airbus.com

Dosya güncellemeleri

  1. İlk yayın

    Dosya yayımlandı

Editör notu

Bu dosya, 26 Ekim 2026’da incelenen bağlantılı kamu kayıtlarına, şirket açıklamalarına ve yayımlanmış haberlere dayanır. Gerçekleşen ihracat, siparişler ve gelecekteki teslimat hedefleri ayrıştırılmıştır. Üreticilerin performans iddiaları kaynaklarına atfedilir; bu haber için yeni görüşme yapılmamıştır. Fotoğrafların tamamı gerçektir; kaynak ve tarihleri belirtilmiştir. Arşiv kareleri 2026 Baltık tatbikatına ait değildir.

Yanıt veya düzeltme iletin ↗︎
Bu araştırmayı paylaş
WhatsAppXLinkedIn
THE LEDGERS / COMMUNITY

Okur yorumları

Doğrulanmış üyeler yorum yapabilir. Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Belgeler üzerinden tartışın; kişisel bilgi paylaşmayın.

Henüz yayımlanmış yorum yok.

Giriş yap / Üye ol →
THE LEDGERS
100 € · COIN ÖDÜLÜ

TOPLULUKTAN BİR KATKI

İlk coin ödülümüz
sahibini buldu.

100’e yakın belge ve delil paylaşan anonim vatandaşa teşekkür ediyoruz.

Bu katkısı için kendisine 100 € değerindeki ilk coin ödülümüzü verdik. Paylaşılan belgelerle suç duyurumuzu yaptık.

Sen de bilgi ve belge paylaş